Siber Savaş ve En Tehlikeli Ülkeler – Siber Saldırılar ve Siber Güvenlik

en-guclu-ulkeler-siber-uzay

siber-suclar-siber-saldirilar-siber-savas

Değişen dünya şartları savaşları da değiştirmekte. Soğuk savaş, ekonomik savaş derken artık sık sık duyduğumuz bir tabir de siber savaş ve siber güvenlik. Peki siber savaşta en tehlikeli ülke kim? Hangi ülke daha çok siber saldırıya maruz kalıyor ve hangi ülke daha çok siber saldırılar yapıyor?

Siber Saldırılar ve Siber Güvenlik

Çin, Rusya, Amerika, Hindistan, İran. Mutlaka sizinde bir tahmininiz vardır. Avrupa ve Amerika’ya bakacak olursak, onlar en tehlikeli ülke olarak Çin’i görüyorlar. ABD kendisine karşı yapılan neredeyse tüm siber saldırıların failinin Çin olduğunu söylüyor. Avrupa medyası ise sık sık Çin’in bir numaralı siber tehdit olduğuna dair haberler yayınlıyor.

Çin yetkilileri ise bu söylemlere karşı çıkıyor. Söylenenlerin tam aksine siber saldırılar sonucu mağdur olan tarafın kendileri olduğunu söylüyorlar. İstatistiklere bakıldığında da gerçekten Çin’in siber saldırılardan en çok zarar gören ülkelerden biri olduğu gözüküyor. Hatta Çin’de 20 milyon civarında bilgisayarın yabancı hackerlar tarafından kontrol edilen botnetlerin parçası olduğu düşünülüyor. Ülkedeki kullanıcıların çoğunluğunun korsan yazılım kullanması bu sayısı artırdığı söyleniyor. Çin 2016 yılında ABD’den yaklaşık 300.000 siber saldırıya maruz kaldığını ve bunun 120.000’e yakını askeri kaynaklara yapıldığını iddia etti.

Tüm bu yapılan karşılıklı suçlamaların ardından Amerika’nın da temiz olduğu düşünülemez. Dünyaya yayılan bir çok kötü yazılımın ABD’den çıktığı herkes tarafından bilinmekte. Edward Snowden tarafından sızdırılan belgelerde Amerika’nın siber alanda insanları ve devletleri ne kadar zor duruma soktuğu aşikar.

Sızdırılan bu belgelerde Pekin’de bulunan ve Çin’de ki internet trafiğini yönlendiren üniversiteye saldırıyı düzenleyenin Amerika olduğu görülmekte.

Bu alanda izlenebilecek en güzel dizilerden biri olan Mr.Robot dizisi için tıklayın…

Siber Savaş ve En Güçlü Ülkeler

Şuan için en güçlü ülkeler Amerika veya Çin gibi gözükebilir. Ancak siber alem fiziksel savaşa göre farklıdır. Siber savaş, gelişmemiş küçük ülkelere, büyük devletlere kafa tutma imkanı sağlar. Geri kalmış bir coğrafya olarak gözüken Afrika kıtasından çıkan bir yazılımcının Amerika’ya ait sistemleri devre dışı bırakması imkansız değildir. Bu durumu daha önce Amerika Irak’ta yaşadı.

2009 yılında Amerika askerleri işgal ettikleri Irak topraklarında bir kişi yakalarlar. Yakaladıkları kişinin bilgisayarı incelenir. Bilgisayarda Amerika’ya ait insansız hava araçlarının canlı yayınını izleyen bir yazılım tespit edilir. Bu yayınların başka kişilerle de paylaşıldığı görülür.

Yani siber savaşta güçlü zayıf kavramı çelişkilidir. 50 milyon dolara mal edilen insansız hava aracı sistemlerinin 30 dolarlık bir yazılımla saf dışı bırakılması da siber savaşı anlamak için iyi bir örnektir.

Sonuç

Yazımızda siber güçten ve öneminden bahsettik. Ancak siber güç bir ülkeyi saf dışı bırakmak için yeterli olmayabilir. Şimdi birlikte düşünelim. Bir ülke Amerika’ya veya başka bir ülkeye karşı siber alanda üstün gelirse ne olur? Amerika siber saldırılar ile baş edemezse ne yapar?

Eğer Amerika bu gibi durumlar yaşarsa savaşın şeklini değiştirmeye çalışacaktır. Siber alanda kaybedebilir ancak bu sefer iyi yaptığı ekonomik savaşı kullanır. Bu da olmazsa askeri gücünü kullanır. Yani elinden geldiği kadar kendini siber alemin dışına çıkararak kazanmaya çalışacaktır. Güç her zaman size seçim hakkı sağlar. Bu sebeple güçlü bir devlet olmak istiyorsak siber, ekonomi ve askeri alanda güçlü olmalıyız. Siber güvenlik konusuna önem vermeliyiz…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir